Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
Kafkasya Haberleri

ASİYAT İSMEL: “ÇERKES” TEK İSMİMİZ OLMALI!

Gazeteci Asiyat İsmel, geçen ay gerçekleştirdiği bir röportaj sırasında Uluslararası Çerkes Derneği Başkanı Hauti Sokhrokov’a Tüm Rusya Nüfus Sayımı’ında tüm Adigelerin milliyet sütununu doldurulurken kendilerini Çerkes olarak kaydettirmelerine dair yürütülen kampanyalarıları hatırlatarak fikrini sordu. Hauti bu tür çıkışlara karşı olduğunu ve düzen bozucu bulduğunu söyledi. İsmelin, UÇD başkanının tüm Çerkesler adına söz söylemeye hakkı olmadığını söylemesiyle Sokhrokov’un verdiği cevaplar birden cinsiyetçi ve aşağılayıcı açıklamalara dönüştü.  Kamuoyu Sohrokov’un bu tutumuna sert bir şekilde tepki gösterdi.

Ekim ayında gündemi oldukça meşgul eden bu röportajın sahibi Asiyat İsmel’i ziyaret eden bir grup Adige genci, kendisine son birkaç aydır çokça konuşulan nüfus sayımına yönelik yürütülen çalışmalarla ilgili sorular sordu.

***

– Merhaba Asiyat! Lütfen bize biraz kendinden bahseder misin?

– Merhaba. Öncelikle, sosyal ağlardaki birçok insan gibi, halkımızın ortak adı konusuna verdiğiniz destek için size teşekkür etmek istiyorum. İkinci olarak da, tüm dünya için zor geçen bu zamanlarda, herkese barış ve sağlık diliyorum.

Kısaca kendimden bahsedecek olursam, benim adım Asiyat. Hayatımın ilk 17 yılını Çerkessk’te (Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nin başkenti) sıradan bir Çerkes ailesinde, babam, annem, ablam ve erkek kardeşimle birlikte yaşadım.

2004 yılında tasarımcı olarak Krasnodar şehrine geldim.

2010 yılında Krasnodar Bölgesi’ndeki Adige Khase’yi ziyaret etmeye başladım. O zaman gördüğüm birçok şey beni üzdü. Örneğin, Adigey, KÇC, KBC’de 21 Mayıs’ta Kafkas Savaşı Kurbanlarını Anma ve Yas Günü’nü sorunsuz bir şekilde yapmak mümkünken, Krasnodar’da bununla ilgili büyük sorunlar vardı. Benim gibi insanlara Kuban Nehri işaret edilerek etkinlikleri onun ötesinde düzenlememizi öneriyor ve diyorlardı ki, “Adigey nehrin ötesinde, ne istersen git orada yap!” İlk deneyimim tam da bu konuyla ilgiliydi ve maalesef olumsuz oldu.

Sonra tasarımcı olarak çalışmaya başladım ve bilahare müstakbel kocamla tanıştım. Yönetmenlik yapmayı hayal ettiğimi öğrendi ve beni ikinci bir eğitim almaya gönderdi. Üç savaş görmüş yaşlıları konu alan mezuniyet projem benim için oldukça zordu: Büyük Vatanseverlik Savaşı, Afgan Savaşı ve Çeçen Savaşı.

Bu esnada, Tüm Rusya Nüfus Sayımı’nın yakında yapılacağı duyurulduğunda, ortak davaya en azından küçük bir katkıda bulunmaya karar verdim. Çünkü hayatım boyunca Çerkeslerin, Adıgelerin, Kabardeylerin, Şapsığların tek bir halk olduğunu anlamayan birçok insanla tanışmıştım.

– “Ben Çerkesim” isimli İnstagram sayfanız sayesinde sizi daha yakından tanıdık. Bu sayfada, genel nüfus sayımı sırasında 4 farklı isim altında kayıtlı olan ve halk arasında Adıge, Kabardey, Çerkes ve Şapsığ olarak bilinen tüm Çerkesleri, 2021 nüfus sayımında kendilerini “Çerkes” olarak yazmaya çağırıyorsunuz. Bu yönde bazı çalışmalar yapıyorsunuz. 2021 nüfus sayımının Çerkesler için önemi nedir?

– Birikmiş sorunlar üzerinde çalışmak için çok az platform olduğundan, halkımızı etkileyen herhangi bir olay bizim için son derece önemlidir. Evet, 2021 nüfus sayımının sonuçlarından bahsedersek, tüm sorunların bir anda çözüleceğini beklememek gerektiğini anlıyorum. Ayrıca, halkımız için tek isim sorununu kesin olarak çözmek için Rus mevzuatında başka birçok yasal araç bulunuyor. Fakat, biz dahil kimse onlardan bahsetmiyor. Çoğu insan için nüfus sayımı en anlaşılır şey durumunda.

– Çerkes halkının “Çerkes” adı altında birleşmesi ne gibi faydalar sağlayacak?

– İlk olarak, Rus dilinde  “ÇERKES” gibi tek ismimiz olduğunda, tıpkı ana dilimizin ADİGEBZE ve ismimizin ADİGE olduğu gibi, bu aylar boyunca çok sık karşılaştığımız saçmalıkları artık gelecek nesillerce de yazıp söylenmeyecek. Örneğin, “Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nde Karaçay-Çerkesler mi yaşıyor?”, “Çerkesler Adıge dilini nasıl biliyor?”, “Adigey dili Adıge diline hiç benzemiyor. Bu şu demekle aynı: Rusça ve Lehçe aynıdır”,“ Şapsuglar ayrı bir halktır ”vb. Bu soru ve ifadeler listesini çoğaltabilirim.

Bir bayrağımız, bir tarihimiz, bir kültürümüz, farklı lehçeleri olan bir dilimiz ve anadilimizde tek bir ismimiz var ama özellikle şimdi 21. yüzyılda neden Rusça’da 4 ayrı ismimiz olsun ki?

İkincisi, hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir devlette yaşıyoruz ve Rusya’da yasal dayanağı olmadan önemli tek bir sorun bile çözülemez. Örneğin dilimiz… Biz ona anadilimizde – ADİGEBZE diyoruz.  Ve Rusça’da kulağa nasıl geliyor? Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’nde yaşayan halkımızın temsilcileri ÇERKES, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde yaşayanlar KABARDEY, Adıgey Cumhuriyeti’nden kardeşlerimiz ADIGE diline sahip. Daha önce, Krasnodar Bölgesi kıyısında yaşayan halkımızın temsilcileri de ŞAPSIĞ diline sahipti. Bu nasıl olabilir? Bugün, en son OKIN (Tüm Rusya Nüfus Bilgileri Tasnifi)’de, 26/03/2021’de değiştirildiği şekliyle, 3 dilimiz var: kod 098 Kabardey-Çerkes (önceden ayrı olmalarına rağmen bir dil olarak birleştirildiler), kod 005 Adigece, 006 Adigeyce kodu altında yeni bir dil ortaya çıktı. 2010 yılı için ROSSTAT (Federal Devlet İstatistik Servisi)’ın uyruklar tablosunda, daha önceki sürümlerde OKIN’de de kendi koduna sahip olan Şapsığ dili de yer almaktaydı.  Şimdi soru şu: Bir dilin, farklı yıllarda, sayıları daha küçük veya daha büyük kesimleri kapsar şekilde değişen nasıl birden fazla adı olabilir ki? Bugün iki ana edebi lehçeye sahip olan bir ortak dilimiz var:  KÇC’de, KBC’nde Kabardey lehçesi; Krasnodar Bölgesi ve Adigey’de Temirguay lehçesi. BİR dilin iki lehçesi, birkaç farklı dil değil! “Adigece” Krasnodar Bölgesi hariç, KÇC, KBC ve Adigey’de devlet dili statülerine sahiptir. Herkesin anlayabileceği tek bir edebi dilin yaratılmasına nasıl ulaşabiliriz veya Rusya’da hepimizi etkileyecek olan ADİGEBZE’yi desteklemek veya geliştirmek için büyük devlet programlarına nasıl girebiliriz? Sonuçta, tüm bu diller yasal olarak farklıdır. O zaman farklı dillere sahip birkaç farklı milletten olduğumuz sonucu ortaya çıkıyor.

Sadece dil açısından değil, bunun gibi pek çok örnek var. Görünüşe göre hepimiz kendimiziz. Bizi bir araya getirecek ve tek bir halk olarak gelişmemizi sağlayacak tek tip normumuz, tek tip kalkınma programımız yok.

-Adıgeler, Kabardeyler ve Şapsığlar kendilerini “Çerkes” olarak yazarlarsa konumlarını ve tüm haklarını kaybedeceklerini söylüyorlar. Bu doğru mu?

– Krasnodar Bölgesi’nde, Şapsığ alt etnosu ismiyle kayıtlı Karadeniz Çerkesleri eğer “ÇERKES” olarak kayıt olursa, evet, bazı insanların artık şimdiki görev yerlerini işgal edemeyeceği bir gerçektir. Aynı şekilde, diğer bölgelerde, kendi kişisel çıkarlarını savunan ve halkımızı önemsiyor görüntüsü yaratan sosyal aktivistlerin ve politikacıların bir kısmına da artık ihtiyaç kalmayabilir ve pozisyonlarını kaybedebilirler. Çerkes topluluğunda hiçbir şey kökten değişmezse, o zaman aynı insanların yerlerini korumaları mümkün olacaktır ancak bunun kendi halklarına hiçbir faydası olmayacaktır.

En yaygın mitlerden bir diğeri de KBC’de, birçok insan Kabardey değil de Çerkes olarak kaydolursa, Kabardeylerin birçok mevki, toprak ve diğer menfaatlerini kaybedeceği yönündeki söylentilerdir. Çerkes = Kabardey ve Kabardey = Çerkes gerçeğinden hareket edersek ve durum buysa, cumhuriyette pozisyonlar, topraklar, kotalar vb. konusunda kesinlikle hiçbir şey değişmeyecektir. Basitçe söylemek gerekirse, terimlerin yerlerinin değişmesiyle hiçbir şey değişmez. Yani burada da, terimlerden birinin adını eş anlamlısı ile değiştirmekle hiçbir şey değişmeyecektir.

Bir diğer husus ise, hukuktan ve siyasetten uzak olan kişilerin kolaylıkla mantıksız korkular aşılayabilmeleridir. Aynı şekilde, KBC’de kendilerini ÇERKES olarak kaydettirenlerin KÇC’deki Çerkeslerin sayısını şişirecekleri gibi korkunç ifadelerle insanların kafasını karıştırmak kolaydır, çünkü gerçekle hiçbir alakası yoktur. 2010 nüfus sayımı sonuçlarına göre KBC’de kaç Çerkes, KÇC’de kaç Çerkes, Adigey’de, Krasnodar ve Stavropol Bölgelerinde kaç Çerkes var görebilirsiniz. Ve 2021’de buna ek olarak, sayım memurlarının tabletlerine, bilgilerin toplandığı yerin coğrafi koordinatlarını kaydetmenizi sağlayan bir işlev de eklendi. Yani, ROSSTAT çalışanları bir harita üzerinde örneğin bir şehrin dörtte birini özetleyebilir ve bu sokakta kaç erkek, kadın, hangi yaşta ve hangi milletten yaşadığı hakkında bilgi alabilir. En kötüsü de bu efsanelerin, ya konuyu anlamayan kişiler tarafından, ya da kasıtlı olarak yanlış yönlendiren insanlar tarafından manipüle edilmesidir.

Haklar söz konusu olduğunda, özellikle daraltırsanız daha iyi olur. Ve genel olarak, Rusya’da prensipte ihlal edilmeyen hak ve özgürlükler varsa da, üzerinde çalışılması gereken sorunlar da var ve kimse onları çalışmak istemiyor. Bunu yapmak isteyenlere de basitçe, mümkün olan her şekilde müdahale ediyorlar… Ve bu noktada kamu kurumlarımıza, politikacılarımıza daha fazla sorumuz var. Yetkililerimiz, halkımızın temsilcileri, halklarının çıkarları için aydın iradeli bir yaklaşım sergilemek yerine hiçbir şey yapmazlarsa, daha da ileri giderlerse, pozisyonları için endişelenmeye devam ederlerse, artık sizinle hangi haklardan endişe edeceğimiz önemli değildir.

– Bunca zamandır bu yönde nasıl çalıştınız?

– Bilgi ve becerilerimi kullanarak ortak amaca en azından küçük bir katkı yapmaya karar verdim ve uzun bir süre önce gelecek bir video için storyboard hazırladım ve ardından “Ben Çerkesim” videosunu çekmeye başladım. Fiziksel olarak zordu, ama yaratıcı mutluluğun harika ve olumlu bir aşamasıydı. İyi ve olumlu fikir etrafında size yardım etmeye istekli bu kadar çok insanın bir araya gelmesi çok güzel! O zamanlar yaşadıklarımı kelimelerle nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Yaratıcı insanların beni anlayacağını düşünüyorum. Bu arada nüfus sayımından önce ona çalışacak zamanımın olmayacağından boş yere endişelendiğim ortaya çıktı. Eylül ayının başında zamanım olduğu ortaya çıktı ve bu konuda daha faydalı şeyler yapmak için beynimi zorlamaya başladım. Farklı bölgelerden benim gibi uzun süredir ve bir yılı aşkın süredir bu konuyla uğraşan insanlarla tanıştım. Ama o kadar çok sorum vardı ki, cevaplar için doğrudan Adıge Khase’mizin liderlerine dönmeye karar verdim.

Krasnodar’da yaşıyorum ve Sokht Asker Kazbekovich başkanlığındaki Krasnodar sivil toplum kuruluşu, Adige kültürünün, dilinin ve yurtdışındaki yurttaşlarla ilişkilerin geliştirilmesini teşvik eden “Adıge-Khase”nin 03/05/2021 tarihinde tasfiye edildiği ortaya çıktı. Krasnodar Bölgesi’nde başka bir Adıge Khase  sadece Armavir şehrinde var. Krasnodar Bölgesi’nde biz Çerkeslerin temsilcilik ofisi olmadan bırakıldığı ortaya çıktı. Adı geçen Khase’nin herhangi bir çalışmasını tespit edemedik, çünkü burada hiç olmamış.

Birisi Krasnodar Bölgesi’nde bölgesel ölçekte başka bir Khase olduğunu söyleyebilir, ancak bu Krasnodar bölgesel sivil toplum kuruluşu “Karadeniz Şapsığları Topluluğu” dur ve onun özelliği, hem kendi adına, hem de elde ettiğim sonuçlara göre, sadece Karadeniz kıyısında yaşayan Şapsığları etkileyen bir organizasyondur, ki her ne kadar gerekli ilgiyi görmeseler de. Bu örgütün başkanı, aynı zamanda UÇD’nin başkan yardımcısı olan Çaçukh Majid Harunovich ile görüştüm. Bu konuşma beni çok üzdü, çünkü gazetelerde insanları Şapsığ olarak alt etnoslarına katılmaya çağırdı ve nüfus sayımında bu sonuçların Adıgeler (Çerkesler) genel grubuna dahil edileceklerini söyleyerek onları aldattı. Her ne kadar UÇD, ROSSTAT’tan (Federal Devlet İstatistik Servisi) Şapsığları, Çerkesleri, Kabardeyleri, Adıgeleri tek bir Adıge (Çerkesler) grubunda birleştirmeyeceğine dair olumsuz bir yanıt almış olsa da… Eğer Şapsığlar ayrı bir milliyet olarak yazılmazsa, diğer halklardan daha fazla hakka sahip olan Rusya’nın yerli az sayıdaki halkları listesinde olmayacaklar denildi. Bir kere, bu yasa en azından, orada yaşayan sıradan insanlar için çalışmıyor. Yasal olarak bu statüye sahip oldukları ancak ek hak ve menfaatlerinin olmadığı ortaya çıktı. İkincisi, bu bir aldatmacadır, çünkü Şapsığlar ayrı bir halk değil, tek ve hiç de küçük olmayan yerli halk Çerkeslerin bir parçasıdır. Dahası, Şapsığ Çaçukh Majid’in kendisi bunu inkar etmiyor. O videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

Ancak buna rağmen, hala Sokhroko Khauti Khazritovich’e sormaya karar verdiğim sorularım vardı, çünkü bugün sadece Kamu Dernekleri Birliği’nin “Uluslararası Çerkes Halkının Birleşmesi için Çerkes Derneği”nin başkanı değil, Çerkes dünyasının da ana figürüdür. Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanı’nın 28 Ağustos 2019 tarihli “Tarihi bir vatana sahip Çerkes diasporası ile İlişkilerin Geliştirilmesi ” Kararnamesi ile Rusya Devlet Başkanlığının kontrolündeki Etnik İlişkiler Konseyi’ne halkımızın tek üyesi olarak dahil edildi. Bu Konsey, etnik gruplar arası ilişkiler alanındaki devlet politikasını geliştirmek için oluşturulmuştur. Bu, ana görevleri, devletin ulusal politikasının hedeflerini dikkate almak, uygulama yollarını belirlemek ve uzman kuruluşların etkileşimini sağlamak olan bir danışma organıdır.

Bu konuşmalardan önce ve sonra, kültür, spor, müzik, tarih, iş ve diğer alanlardan çeşitli insanlardan gelen mesajların videoları yavaş yavaş filme alındı. Birçok insan bana ve blogculara videolarını ve açıklamalarını gönderdi. Videoda görünmekten utananlar fotoğraflı metinler gönderdi.

–  Propaganda için çok geç olduğunu düşünüyor musunuz? Bu işi kendiniz yapıyorsunuz, ancak topluluklarımız ve kuruluşlarımız bunu neden daha önce yapmaya başlamadı? Kuruluşlar arasında faaliyetlerimizi destekleyen kuruluşlar var mı? Faaliyetlerimize karşı çıkanlar var mı?

– Bunun genel olarak kabul edilen şekliyle belirli bir görüş veya konum oluşturmak için bilgi yayan bir propaganda olmadığını hemen vurgulamak istiyorum. Yaptığım şey, sosyal yardım çalışmalarıdır. İnsanlara, yüzlerce yıldır tek bir Adıge halkı olduğunu ve Çerkes adı altında birleştiğini anlatmaya çalışıyorum. Ve eğer tek bir halk için ortak bir gelecek istiyorsak, o zaman bizim rızamız olmadan Sovyet yıllarında aforoz edildiğimiz şeye geri dönmeliyiz. Tabii ki, bu tür çalışmalar propaganda unsurları içerir, ancak daha önce sahip olmadıkları bilgiler insanlara başka nasıl iletebilir ki? Propaganda çalışması ile gerçeği, tarihi gerçekleri, uzmanların görüşlerini aktarmaya çalışıyorum. Sorumluluğumun kapsamını çok iyi anlıyorum ve çalışmalarımda tarihçilerin, etnografların, dilbilimcilerin görüşlerine güveniyorum. Şahsen yaz ortasında işime başladım. Tanıştığım ve birkaç yıldır bu işi yapan birçok insan var.

Adigey Adige Khase, Karadeniz Adige Khase, Çerkes-Şapsığ ve UÇD bir bütün olarak bir sonraki nüfus sayımına kadar 10 yıl daha beklemeyi kabul ediyor… UÇD’de, Adıgey’de çalışan, esasen bilgi toplayan ve Rosstat’a bildiğim kadarıyla sadece bir talep gönderen bir çalışma grubu  kuruldu. Buna çalışma diyemeyeceğim. Daha çok işin görünüşü gibi. Tüm Rusya nüfus sayımı birkaç kez ertelenmeseydi, bugün yaptığımızı bile yapmazdık.

Resmi Adige Khase’den, en azından sözle de olsa, aktivistleri sosyal ağlarda resmi çağrısıyla destekleyen tek bir kişi bile tanımıyorum. Adıgey Cumhuriyeti Halk Hareketi “Adige Khase – Çerkes Parlamentosu” Başkanı Ramazan Tlemeşoko ile sosyal hareketine defalarca yapılan çağrılara rağmen resmi açıklama yapmayı ve video görüşmelerine katılmayı reddetti.

Sıradan insanların bir sürü soruyla yalnız başına olduğu, kimseye faydası olmadığı ortaya çıktı. Evet, bir liderimiz yok, ancak insanlar fikirlerini sosyal ağlarda paylaşmaya başladılar. Kamuya mal olmuş kişilerin çektiği videolar gördüm. Örneğin, Nakatsev Vladimir Anatolyevich (facebook: Volodya Nakatcev), UÇD’nin bir parçası olan Yurtdışı Yurttaşlarla İlişkiler için Bölgeler Arası Derneği (“Rodina”)’nin Kabardey-Balkar şubesi başkanı. Herkesi milliyetini Çerkes olarak tanımlamaya ve UÇD’nin Başkan yardımcılarını doğrudan yükümlülüklerini ve kararlarını yerine getirme çağırdı. UÇD’nin 2021-2024 arasında Başkan Yardımcısı olan isimler şunlar: Barsik Arfan (Suriye), Aslanov Ali (Rusya, KÇC), Sönmez Zati (Avrupa), Tlemeşok Ramazan (Adıgey), Çaçukh Majid (Krasnodar Bölgesi), Şekerci Yıldız (Türkiye), Shogenova Aminat (KBC).

Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’ndeki  “Adige Khase – Çerkes Halkının Hak ve Çıkarlarının Korunması için Çerkes Parlamentosu” halk hareketinin bir üyesi olan UÇD Denetim Komisyonu Başkanı Mukhamed Klyshevich Terkulov’un, @mukhamed.terkulov’daki halkımızı birleştirme çağrısında bulunan video mesajını izledim. UÇD örgütünün, halkımızın bölünmesini talep etmesi nedeniyle, Denetim Komisyonu Başkanlığı görevinden kendi isteğiyle ayrıldığına dair kısa süre sonra resmi açıklama yaptı.

Ayrıca Adigey’de bir halk figürü olan Albert Tkhapshokov @tkhapshoko’d asessiz kalmadı. Bütün aile bu eyleme katıldı.

Kabardey-Balkar’da UÇD üyesi olmayan birçok kamu kuruluşu #yacherkesats #IamCircassianAndYou kampanyasına destek verdi:

Jemukhue Zeur – Kabardey-Balkar Cumhuriyeti, Sivil toplum örgütü “ZhyleBze” Yönetim Kurulu Başkanı @zhylebze (facebook: https://www.facebook.com/groups/360643961401904)

Halkımızın saygın şahsiyetleri “ÇERKES” tek ismi altında birleşme çağrısını resmi olarak yaptılar:

Kanşobiy Ajahov, Zaur Tutov, Kasey Khachegogu, Andrey Hakuaşev, Khazertali Khokonov, Boris Daurov, Hapay Arambıy, Pyotr Ivanov, Ali Tashlo, Murat Khokonov, Madina Hakuaşeva, Muradin Dumanov, Mariya Bagova, Boris Malbahov, Ruslan Guaşev, Hasan Ali Borokov, Arsen Guşapşa, Ruslan Tsirimov, Aslanbek Mirzoev, Aliyam Khachegogu, Aliyam Khadınhadeva, Arslan Khadınhadaurov, Timur Aloev, Abu Banov, Zamiret Pseush, Zalina Sherıeva, Bella Sokolova-Mafagel, Kuek Asfar, Shamsudin Neguch, Oleg Argunov, Lida Jiginova, Madina Orzalieva, Karalbi Makoev.

Pek çok insan destek sözleri yazdı, videolarını gönderdi, Nalchik’den Eldar Begidov @eldarbegidov ve Krasnodar, Maykop’tan pek çok kişi fotoğraf çekti.

Sosyal ağlardaki blogcular tamamen ayrı bir konudur. İşin büyük kısmını onlar devraldı. Pek çok materyal, makale, kitap sergilediler. Ruslan Melushov @mir_glazami_cherkesa ile bu devasa flash mob’u #yachkerkesa’yı başlattığından beri sürekli iletişim halindeydik.

Hepsini listeleyemezsiniz. Ana şey, herkesin bu konuda birlikte çalışmasıdır. Bana öyle geliyor ki, hiç kimse böyle bir işi destek olmadan tek başına yapacak güce, zamana veya sinire sahip olamazdı zaten. Halk kendine yardım etti!

– Sizce, ülke içindeki ve diasporadaki kuruluşların ve insanların mevcut nüfus sayımına karşı tutumu nedir? Faaliyetlerimizin ideolojisini destekleyen insanlar neden eylem açısından pasif kalıyor?

– Çoğu insan tek bir isimden yanadır, çünkü saf bir insan bile bölünmüş bir halk için bir gelecek olmadığını anlar. Ve Çerkeslerin nereden, Rusya’dan veya başka bir ülkeden geldiği önemli değil. Bu arada, birleşmezsek, 5. bir milliyetin ortaya çıkma olasılığını da dışlamıyorum…

Ve çoğu insanın pasifliğine gelince… Her şey günlük yaşama bağlıdır. Herkes birkaç ay boyunca neredeyse her gün çalışmayı göze alamaz; tüm işlerini, ailesini, çözülmesi gereken sorunlarını terk edemez. Birçoğu ayakları üzerinde sağlam durmuyor, birileri kredileri kapatmak veya ailelerini beslemek için çok çalışıyor ve bir şeye yardım etmek için ne güçleri, ne de zamanları var. Bunun için, üyelerinin bu tür faaliyetleri hobi veya kendileri için daha değerli başka bir devlet görevi ile birleştirdikleri ek iş olarak değil, ancak kendileri için tek ve en önemli tam teşekküllü iş olarak kabul ederek yürütmesi gereken sivil toplum kuruluşlarına ihtiyaç var.

Sosyal hayattan uzak sıradan bir insan, halkına küçük ama çok önemli katkısını yapabilmek için nüfus sayımı ile ilgili kanunu, siyaseti, tarihi ve nüansları anlamak zorunda değildir. Bu aynı zamanda Çerkes dünyasının diğer tüm önemli konuları için de geçerlidir. Evet, elbette, ideal olarak, temel sorularımız olmaması için hepimiz halkımızın tarihini bilmeliyiz, ancak bugün gerçek şu ki, herkes işini iyi yapmalı ve bundan sorumlu olmalıdır. Erkek ailesinden, ailesinin ve arkadaşlarının zenginliğinden, güvenliğinden ve mutluluğundan, kadın ise çocuk yetiştirmekten, aile içindeki kadın meselelerinden, rahatından ve huzurundan sorumluysa, evde rahatsızlık, anlaşmazlık olması imkansızdır. Ayrıca burada, eğer sosyal faaliyetlerde bulunuyorsanız, nazik olun, yapılan iş hakkında halka rapor verin. Bunu yapamıyorsanız, kibar olun, başkalarının çalışmalarına müdahale etmeyin, her şey bu kadar basit. Nedense, iş hayatında yasalara, belgelere, anlaşmalara ve düzenlemelere uymanın gerekliliğine kimse şaşırmıyor, ancak sosyal faaliyetlere gelir gelmez her şey bir yerlerde kayboluyor.

Ne yazık ki başka ülkelerde Çerkes örgütlerinin nasıl çalıştığını bilmiyorum ama bugün Rusya’da 80’lerin sonunda ve 90’larda çalışan Adıge Khase ile bugün var olan örgütler arasında büyük fark var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu