Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
Diaspora Haberleri

Çerkes Soykırımı ve Sürgününün 162. Yılında İstanbul’da Tarihi Anma: “162 Yıldır Susmadık, Susmayacağız!”

İnsanlık tarihinin en büyük trajedilerinden biri olan Çerkes Soykırımı ve Sürgünü, 162. yıldönümünde anavatan Kafkasya ve diasporanın dört bir yanında düzenlenen etkinliklerle yad edildi. Çerkes diasporasının en yoğun yaşadığı kentlerden biri olan İstanbul’da, Kafkas sivil toplum kuruluşları Koordinasyon Kurulu’nca organize edilen 21 Mayıs anma programları, Beyoğlu Şişhane’de geniş bir katılımla gerçekleştirildi.

Tarihi hafızayı diri tutmak, adalet talep etmek ve sürgünde hayatını kaybeden ataları anmak amacıyla düzenlenen programlar, hem akademik bir konferansla bilim salonunda hem de yüzlerce kişinin katıldığı kitlesel bir açık hava etkinliğiyle meydanda hayat buldu.

“Çerkes Kimliği Hem Anavatanda Hem Diasporada Risk Altında”

Günün ilk etkinliği Şişhane Bilim Salonu’nda gerçekleştirilen konferans oldu. Programda Şogen Ümit Dinçer, “Çerkes Soykırımı: Ortak Bilinç, Ortak Gelecek” konulu bir konferans verdi.

Dinçer, konuşmasında Çerkes halkının yaşadığı sürgün ve soykırım sürecini tarihi, hukuki ve sosyolojik boyutlarıyla ele aldı. Yaşanan trajediyi kronolojik bir sırayla dinleyicilere aktaran Dinçer, güncel duruma dair çarpıcı tespitlerde bulundu:

“Çerkes kimliği hem anavatanda hem de diasporada varlığını sürdürme hususunda ciddi bir risk altındadır. Bu riskleri bertaraf etmek, asimilasyon girdabından kurtulmak ve zorlukları aşabilmek için parçalanmışlığa derhal son verilmeli, mutlaka ortak bir bilinçle birlik olunmalıdır.”

Konferans, katılımcıların soruları ve yapılan karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Şişhane Meydanı’nda Tek Yürek

Günün ikinci ve en kitlesel ayağı ise Şişhane Meydanı’ndaki açık hava programıydı. Yaklaşık 1.500 kişinin katıldığı ve adeta bir tek yürek olduğu anma etkinliği, çok geniş bir kurumsal iş birliğiyle organize edildi.

Destek Veren Kuruluşlar

Açık hava programı,  şu kurumların destek ve katkılarıyla gerçekleştirildi: Abhaz Dernekleri Federasyonu, Çerkes Dernekleri Federasyonu, Adige Kafkas Derneği, Adige Çerkes Derneği, Alan Kültür ve Yardımlaşma Vakfı, Büyükçekmece Çerkes Derneği, Kafkas Der, Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti Derneği, Gebze Kuzey Kafkasya Kültür Derneği, Şamil Vakfı, Kafkas Çeçen Yardımlaşma Derneği, Kafkas Çerkes Derneği, İstanbul Abhaz Kültür Derneği, İstanbul Birleşik Kafkasya Derneği, İstanbul Kafkas Kültür Derneği, Maltepe Çerkes Derneği, Silivri Kuzey Kafkas Kültür Derneği, Uzun Yayla Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Nart Spor Kulübü, Çeçen İçkerye Derneği, İstanbul Karaçay Malkar Derneği, İstanbul Karaçay ve Kuzey Kafkasya Kültür ve Dayanışma Derneği, Çerkes Kültür Evi ve İstanbul Çerkes Derneği.

Çerkes sunucu ve ses sanatçısı İshak Akbay’ın sunuculuğunu üstlendiği ve Çerkesçe Türkçe sunduğu program, Akbay’ın yüreklere dokunan “İstanbulaqo” ağıtını seslendirmesiyle başladı. Ardından, sürgün yollarında hayatını kaybeden yüz binlerce şehit için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve Ubeyd Omar tarafından Aşr-ı Şerif okundu.

“Bu Bir Göç Değil, Sistematik Etnik Temizliktir!”

Programın ortak bildirisini içeren ve Kafkas sivil toplum kuruluşları Koordinasyon Kurulu tarafından hazırlanan basın bülteni İshak Akbay tarafından okundu. “162 Yıldır Susmadık, Susmayacak, Unutanlardan Olmayacağız!” başlığıyla sunulan bildiride, Rus Çarlığı’nın “fetih” olarak adlandırdığı sürecin planlı bir soykırım olduğu vurgulandı.

Basın Bülteninden Öne Çıkan Başlıklar:

  • “Karadeniz Çocuklarımızın Mezarı Oldu”: “Sen artık yalnızca bir deniz değildin ey Karadeniz! Sürgün gemilerinde can veren çocukların mezarı, salgın hastalık yüzünden diri diri denize atılan insanların sessiz şahidi oldun.”
  • “Göç Değil, Sürgün”: “Bize yıllarca ‘göç’ dediler, ‘hicret’ dediler… Hayır! Bu bir göç değildi; planlı bir sürgündü, sistematik bir etnik temizlikti!”
  • Net Talepler: Rusya Federasyonu’nun Çerkes soykırımı ve sürgününü resmen tanıması, özür dilemesi, mağdur ecdada itibarının iade edilmesi ve diasporadaki torunlara koşulsuz anavatana geri dönüş hakkı verilmesi açıkça talep edildi.

Basın açıklamasının ardından, Çerkez Dernekleri Federasyonu tarafından hazırlanan ve 21 Mayıs 1864’e uzanan tarihi süreci anlatan duygusal bir video gösterimi yapıldı.

Gençlerin Sesi: “Savrulan Yapraklar Olmayacağız, Köklerimize Tutunacağız”

Meydandaki anmada Çerkes gençliği adına söz alan Zeynep Şule Kankuru, diasporada büyüyen bir gencin iç dünyasındaki vatan hasretini ve kimlik mücadelesini şu çarpıcı sözlerle aktardı:

“Ben kaybolmuş bir gencim. Bazı sabahlar içimde adını koyamadığım bir sızıyla uyanan, ‘Ben nereye aitim?’ diye soran gençlerden biriyim. Atalarım, ait olduğum o heybetli topraklar nerede? Biz gençler bugün bu meydandan dünyaya çok yalın bir o kadar da güçlü bir şey haykırıyoruz: Çerkeslerin davası sadece geçmişe ağıt yakmak değildir. Bizim mücadelemiz, bizi ittikleri o köksüzlük kuyusundan tırnaklarımızla kazıyarak çıkma, o asil ağacı yeniden yeşertme mücadelesidir. Biz artık savrulan yapraklar olmayacağız. Toprağa daha derin, daha güçlü tutunacağız. Bizi savuranları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!”

Kankuru’nun konuşmasının ardından gençler tarafından sahnelenen ve sürgünün acılarını lirik bir dille anlatan Oratoryo Sunumu meydandakilere duygusal anlar yaşattı. Oratoryodaki “Gençlik yaşarsa halk yaşar. Halk da en güçlü direniştir. Ben anlatacağım, ben unutturmayacağım!” dizeleri büyük alkış aldı. Programın müzikal bölümünde ise Halil Bakankuş akordeonu ile acının ve direnişin melodisi olan bir Çerkes ağıtı seslendirdi.

Siyasi ve Kültürel Eleştiriler: “Bu Mücadele Rusya Düşmanlığı Değildir”

Kürsüye gelen Çerkes Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Yılmaz Dönmez, Çerkesçe yaptığı konuşmada sürgün sürecinden kesitler hatırlatarak, günümüzde Çerkes halkına yönelik devam eden haksızlıkları ve yanlış politikaları eleştirdi.

Dönmez’in ardından söz alan Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP) Genel Başkanı Faruk Arslandok ise meselenin siyasi ve uluslararası boyutuna dikkat çekti. Türkiye’deki asimilasyon tehlikesine ve Rusya’nın mevcut politikalarına değinen Arslandok, şunları söyledi:

“Nüfusunun büyük bölümü anayurdu dışında yaşamak zorunda bırakılan Çerkes halkı bugün hızla ilerleyen bir asimilasyon süreciyle karşı karşıyadır. Soykırımın tanınması için yürütülen uluslararası faaliyetlerin ‘Rusya düşmanlığı’ olarak sunulması büyük bir çarpıtmadır. Bu, halkı korkutmaya ve sindirmeye yöneliktir. Rusya Federasyonu yöneticileri, tarihi mirasçısı oldukları Rus Çarlığı’nın yol açtığı bu ağır yıkımın sonuçlarını gidermeye yönelik adımları vakit kaybetmeden atmalıdır.”

Gazze ve Filistin Unutulmadı

Arslandok konuşmasının sonunda güncel dünyadaki trajedilere de değinerek, “Soykırım denildiğinde Filistin ve Gazze’yi anmadan geçmek olmaz. 21. yüzyılın utanç verici bir soykırımı da yanı başımızda devam etmektedir. Bütün soykırımcıları lanetliyoruz,” ifadelerini kullandı.

Karadeniz Gibi Dalgalanan Dev Bayrak ve Sloganlar

Anma etkinliğinin finalinde Şişhane Meydanı’nda dev bir Çerkes bayrağı açıldı. Bayrağın dört bir yanını saran gençler, kumaşı Karadeniz’in hırçın dalgalarını andırır şekilde dalgalandırdı.

Meydanı dolduran yüzlerce kişinin hep bir ağızdan attığı şu sloganlarla etkinlik sona erdi:

  • “Yaşasın Çerkesya, yaşasın özgürlük!”
  • “Adalet olmadan barış olmaz!”
  • “Sürgünü unutma, soykırımı tanı!”
  • “Geçmişle yüzleş, soykırımı kabul et!”
  • “Soykırım sizin, adalet bizim!”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu