
Dünya Çerkes Birliği Başkanı Sohrokov Hauti’nin Yuga Gazetesindeki ‘Suriye’de yaşayan Çerkeslerin çoğu Beşar Esad’ı destekledi.’ şeklindeki demeci açık ve net bir şekilde bugün Suriye sınırları içerisinde ve dışında yaşayan Çerkesleri çok zor durumda bırakacak bir açıklama olup soydaşlarımızı Suriye’deki mevcut yeni yönetimin resmen hedef tahtasına koymakla eş değerdir. Ayrıca “Rusya’nın Özel Askeri Operasyondaki zaferi dünyadaki tüm sorunları çözecektir.’ ifadesi ise son derece gereksiz, anlamsız ve provokatif bir söylemdir.
Dünya Çerkes Birliği Başkanının Suriye’de yaşayan Çerkeslerin durumu hakkında yapmış olduğu açıklamada sarf etmiş olduğu sözleri son derece talihsiz ve endişe verici buluyoruz. Dünyada savaşların hüküm sürdüğü ve büyük bir kaosun yaşandığı bugünkü gibi kritik zamanlarda kadim Çerkes halkı adına açıklama yapan, yapacak olan herkesi aklıselim ve sağduyulu olmaya davet ediyoruz.
ÇERKES DERNEKLERİ FEDERASYONU
DÜNYA ÇERKES BİRLİĞİ BAŞKANI AÇIKLAMASI TAM METNİ:
Dünya Çerkes Birliği (DÇB) Başkanı Sohrokov Hauti, Yuga gazetesine Suriye Çerkeslerinin durumunu şu şekilde değerlendirdi:
“… Tüm duyarlı insanlar gibi biz de jeopolitikte olup biten her şeyi takip ediyoruz. Suriye’de, Türkiye’de, İsrail’de olup bitenler konusunda çok endişeliyiz.
Ve hepsinden önemlisi, Özel Askeri Operasyon söz konusu olduğunda, hepimiz bunun önemini anlıyor ve ilk günden itibaren destekliyoruz. Rusya’nın Özel Askeri Operasyon’daki zaferi dünyadaki tüm sorunları çözecektir.
İç savaş patlak vermeden önce Suriye’de 140 bin Çerkes yaşıyordu. Yaklaşık 3 bin kişiyi Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’ne taşımayı başardık ve toplamda yaklaşık 5 bin kişi Rusya’ya taşındı. Elimizdeki verilere göre bugün orada yaklaşık 70-80 bin Çerkes (Adıge) kaldı. Çok zor bir durumdalar. Çoğu Beşar Esad’ı destekledi. Onun yanında halkımız uzun süredir yaşadıkları ülkeyi her zaman vatanseverlikle savunuyor.
Xase’nin Suriye’deki tamadesi Profesör Hassan Shora ile sürekli temas halindeyiz. Kendisi bizden sert açıklamalar yapmaktan kaçınmamızı istedi. Meydana gelen olaylar nedeniyle ara verdiler çünkü Şam çok hızlı bir şekilde geri adım attı ve nasıl bir politika izlendiği belli değildi.
Bu doğrultuda bekle-gör tavrı takındık: kim hangi sınırlarda duracak, Suriye’deki durum nasıl gelişecek ve kardeşlerimizin sonu nereye varacak….
Ülkede meşru otorite yeniden tesis edildiğinde kardeşlerimiz için ne yapacağımıza karar vereceğiz.
Belki de geçen sefer olduğu gibi, Rus yetkililerden etkilenebilecek insanları buraya taşımalarını isteyeceğiz.
Genel olarak şimdilik beklememiz gerekiyor…”