Çerkes Toplum Temsilcilerinden Rusya Başsavcılığına Larisa Tuptsokova çağrısı
Çerkes akademisyen, dilbilimci, şair ve çevirmen Larisa Tuptsokova hakkında yürütülen ceza soruşturmasına ilişkin Çerkes toplum önderlerince Rusya Federasyonu Başsavcılığına başvuru yapıldı. Başvuruda, soruşturma dosyasında çok sayıda belgelerle çelişen maddi hata ve iddianın bulunduğu ileri sürülerek, Tuptsokova hakkındaki ceza kovuşturmasının yeniden incelenmesi ve sona erdirilmesi talep edildi.
Çerkes toplumunun bilim, kültür ve sivil alandan çok sayıda temsilcisinin imzasını taşıyan başvuru, 15 Ağustos 2026 tarihinde Rusya Federasyonu Başsavcısı Aleksandr Gutsan’a gönderildi. Başvuruda, Adıge dili ve kültürü üzerine çalışmalarıyla tanınan Larisa Tuptsokova hakkında yürütülen soruşturmanın hukuki dayanakları ve dosyada yer aldığı belirtilen bilgilerin doğruluğu sorgulandı.
Tuptsokova hakkında, Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 282.2 maddesinin 2. fıkrası kapsamında, “aşırılıkçı olarak kabul edilen bir örgütün faaliyetlerine katılmak” suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğü belirtildi. Başvuruda verilen bilgilere göre, Rusya Federasyonu Soruşturma Komitesi Adıgey Cumhuriyeti Soruşturma Müdürlüğü tarafından 28 Ağustos 2025 tarihinde açılan dava kapsamında Tuptsokova hakkında arama kararı çıkarıldı ve kendisi gıyaben tutuklandı.
Başvuruyu yapan Çerkes kamuoyu temsilcileri ise suçlamaların önemli bölümünün resmi belgelerle çeliştiğini savunuyor.
Kültür merkezinin statüsü konusunda itiraz
Başvuruda öne çıkarılan konulardan biri, Tuptsokova’nın Tiflis’te çalıştığı belirtilen Çerkes Kültür Merkezi’nin hukuki statüsü.
Soruşturma dosyasında merkezin “yabancı bir sivil toplum kuruluşu” olarak tanımlandığı ileri sürülürken, başvuruda merkezin Gürcistan Kültür Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren bir devlet kurumu olduğu savunuluyor. Başvuruyu imzalayanlar, bu durumun Gürcistan hükümetinin resmi kayıtlarıyla doğrulanabileceğini belirterek, soruşturma makamlarının kuruluşun statüsüne ilişkin yanlış bir nitelendirme yaptığını ileri sürüyor.
Başvuruda ayrıca Rusya Yüksek Mahkemesinin 7 Haziran 2024 tarihinde aşırılıkçı olarak kabul ettiği yapıyla soruşturma dosyasında söz konusu edilen kuruluşun aynı olmadığı yönünde itirazda bulunuluyor.
Tuptsokova’nın görevine ilişkin iddialar
Soruşturma dosyasında Tuptsokova’nın “kıdemli araştırmacı” olarak görev yaptığı ve merkezde çalışmaya devam ettiği yönünde ifadeler bulunduğu belirtiliyor.
Buna karşılık başvuruda, Tuptsokova’nın resmi iş sözleşmesine göre merkezde “uzman” olarak görev yaptığı ve 27 Ağustos 2024 tarihli işten ayrılma belgesiyle görevinden ayrıldığı ifade ediliyor. Ayrıca Tuptsokova’nın merkezdeki fiili çalışmasının 2023 sonbaharında sona erdiği ileri sürülüyor.
Başvuruyu yapanlar, bu tarihlerin doğru olması halinde Tuptsokova’nın, söz konusu kuruluşun Rusya’da aşırılıkçı ilan edilmesinden sonra örgütün faaliyetlerine katıldığı yönündeki suçlamanın kronolojik olarak da tartışmalı hale geldiğini savunuyor.
Circassian Media iddiası da dosyada tartışma konusu
Başvuruda ayrıca Tuptsokova’nın Circassian Media adlı projenin kurucusu ve yöneticisi olarak gösterildiği iddiasına yer veriliyor.
İmzacılar, projenin kurucusu ve yöneticisinin başka bir kişi olduğunu, Tuptsokova’nın ise projeye yalnızca dönemsel olarak davetli sunucu olarak katıldığını belirtiyor. Başvuruda, soruşturma dosyasında Tuptsokova’ya atfedilen yayın, röportaj veya programlara ilişkin somut içeriklerin ortaya konulmadığı ifade ediliyor.
Özellikle hangi ifadelerin suç oluşturduğu, bunların hangi yayınlarda yer aldığı ve söz konusu materyaller hakkında herhangi bir dilbilimsel veya siyaset bilimi uzman incelemesi yapılıp yapılmadığının dosyada açık biçimde gösterilmediği ileri sürülüyor.
Aile ve ikamet bilgileri de tartışmalı
Başvuruda, soruşturma dosyasında Tuptsokova’nın aile durumuna ve Rusya dışına çıkış tarihine ilişkin bilgilerin de gerçeği yansıtmadığı öne sürülüyor.
Dosyada Tuptsokova’nın reşit olmayan çocuğunun bulunmadığının belirtildiği, ancak kendisinin üç çocuk annesi olduğu ve çocuklarından birinin Rusya Federasyonu vatandaşı bulunduğu ifade ediliyor.
Tuptsokova’nın Rusya’dan 2017 yılında “aşırılıkçı faaliyet yürütmek amacıyla” ayrıldığı yönündeki iddianın da itiraz konusu olduğu belirtiliyor. Başvuruda, Tuptsokova’nın 2011 yılından bu yana Gürcistan’da yaşadığı ve Gürcistan vatandaşıyla yaptığı evliliğin 10 Şubat 2012 tarihli evlilik belgesiyle kayıt altına alındığı ifade ediliyor.
Başvuruyu yapanlar ayrıca Tuptsokova’nın ikamet adresini veya pasaport bilgilerini değiştirmediğini, telefon numarasının da uzun yıllardır değişmediğini belirterek, “soruşturmadan kaçtığı” yönündeki değerlendirmenin de gerçeği yansıtmadığını savunuyor.
“Dosyada somut deliller ortaya konulmamış”
Çerkes kamuoyu temsilcilerinin Başsavcıya yaptığı başvurunun temel iddiası, soruşturmanın maddi olaylarla ilgili çok sayıda yanlış bilgi üzerine kurulmuş olduğu yönünde.
Başvuruda, kuruluşun statüsü, Tuptsokova’nın görevi, çalışma tarihleri, aile durumu, Gürcistan’a yerleşme tarihi ve Circassian Media ile ilişkisi gibi başlıklarda resmi belgelerle çelişen bilgilerin bulunduğu ileri sürülüyor.
İmzacılar, Tuptsokova’nın avukatı aracılığıyla söz konusu resmi belgeleri dosyaya sunmaya hazır olduğunu belirtiyor. Ayrıca suçlamaya konu edildiği belirtilen somut ifadelerin dosyada gösterilmemesi ve bunlara ilişkin uzman incelemelerinin bulunmamasının da soruşturmanın yeterli somut temele dayanmadığı yönünde ciddi soru işaretleri oluşturduğunu savunuyor.
Çerkes kamuoyundan dayanışma çağrısı
Başvuruda olayın yalnızca bireysel bir ceza soruşturması olmadığı, Çerkes dili, kültürü ve tarihine ilişkin çalışmalar yürüten akademisyen ve kültür insanlarının faaliyetleri bakımından da önem taşıdığı görüşü dile getiriliyor.
İmzacılar, Tuptsokova’nın uzun yıllar boyunca Çerkes dili ve kültürünün korunması ve geliştirilmesi alanında akademik, eğitimsel ve kültürel çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor. Bilimsel çalışmaları ve edebi çevirileriyle tanınan Tuptsokova’nın Gürcistan tarafından kültürlerarası ilişkilerin geliştirilmesine yaptığı katkılar nedeniyle Şeref Nişanı ile ödüllendirildiği de başvuruda vurgulanıyor.
Başvuruda, soruşturmanın kültürel ve akademik faaliyetlerin suç kapsamında değerlendirilmesine yol açabilecek bir örnek oluşturabileceği endişesi dile getiriliyor.
Başsavcılıktan soruşturmanın incelenmesi talep edildi
Çerkes kamuoyu temsilcileri, Rusya Federasyonu Başsavcısından soruşturma dosyasında yer alan iddiaların ve resmi belgelerin karşılaştırmalı biçimde incelenmesini istedi.
Başvuruda özellikle;
– soruşturma makamlarının maddi hatalarının araştırılması,
– resmi belgelerin ve savunma tarafından sunulan delillerin değerlendirilmesi,
– Tuptsokova’ya yöneltilen suçlamaların somut delillere dayanıp dayanmadığının incelenmesi,
– soruşturma görevlilerinin işlemlerine ilişkin gerekli hukuki değerlendirmenin yapılması
talep edildi.
İmzacılar ayrıca Tuptsokova hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının, “suç olayının ve suçun unsurlarının bulunmaması” gerekçesiyle sona erdirilmesini istedi.
Başvuruda, dosyanın mevcut haliyle mahkemeye taşınmasının, imzacıların değerlendirmesine göre, yanlış olduğu ileri sürülen suçlamaların hukuki bir sürece dönüştürülmesi anlamına geleceği belirtildi.
Başvuruda çok sayıda Çerkes aydın ve kamuoyu temsilcisinin imzası bulunuyor
Başvuruyu imzalayanlar arasında Kabardey-Balkar’daki siyasi baskı mağdurlarıyla ilgili çalışmalar yürüten Marks Şahmurzov, insan hakları savunucusu Valeri Hatajukov, kamuoyu temsilcileri Ruslan Gvaşev, Albert Adamokov, Ruslan Achmiz, Azamat Şormanov, Alik Şaşev, İsmel Meşev ve Muhammed Çerkesov, mimar Muzarib Bjahov, kültür çalışanı Gissa Abid, Adıge dili öğretmeni Dahanagu Achoh, ressam Zaudin Tokov, emekli polis albayı Ramazan Achmizov, sanatçı Abdullah Bersirov ve hekim Bayzet Shalyaho bulunuyor.
Başvuru, Tuptsokova hakkında daha önce yapılan itirazların ve kamuoyu açıklamalarının ardından yeni bir hukuki ve toplumsal girişim niteliği taşıyor.





