Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.
Kafkasya Haberleri

Kabardey-Balkar Kamuoyundan Anayasa Tepkisi: “Cumhuriyetin Statüsü ve Toprak Bütünlüğü Zayıflatılmak İsteniyor”

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde sivil toplum temsilcileri, savcılığın cumhuriyet anayasasından devletlilik, toprak bütünlüğü ve cumhuriyet başkanının güvenlik yetkilerine ilişkin maddelerin çıkarılması yönündeki talebine karşı ortak bildiri yayımladı.

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde çok sayıda aydın, insan hakları savunucusu ve sivil toplum temsilcisi, cumhuriyet anayasasından devletlilik, toprak bütünlüğü ve cumhuriyet başkanının bu bütünlüğü koruma görevine ilişkin maddelerin çıkarılması yönündeki savcılık talebine karşı ortak bildiri yayımladı. Açıklamada, söz konusu girişimin yalnızca hukuki bir değişiklik değil, cumhuriyetin anayasal statüsünü ve federal yapıyı zayıflatacak tarihi bir dönüm noktası olduğu vurgulandı.

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde savcılığın anayasa değişikliği talebi, siyasi ve toplumsal çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Cumhuriyet Başkanı Kazbek Kokov, Parlamento Başkanı Tatyana Yegorova ve milletvekillerine hitaben yayımlanan ortak bildiride, savcılığın cumhuriyet anayasasında yer alan devletlilik, toprak bütünlüğü ve cumhuriyet başkanının devletin güvenliği ile toprak bütünlüğünü koruma görevine ilişkin maddelerin kaldırılması yönündeki girişimi sert şekilde eleştirildi.

İmzacılar, Mart ayı sonunda savcılık tarafından yapılan itirazın 3 Haziran’da Parlamento tarafından görüşülmeye alınmasını “derin bir hata” olarak nitelendirdi. Açıklamada, anayasanın 5, 78 ve 80. maddelerinde yer alan hükümlerinin kaldırılmasının, Kabardey-Balkar’ın Rusya Federasyonu içindeki anayasal konumunu zayıflatacağı ve gelecekte ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtildi.

Bildiriye göre, Rusya Anayasası’nın 5. maddesi cumhuriyetleri “devlet” olarak tanımlamakta ve kendi anayasa ve yasalarına sahip olduklarını açıkça kabul etmektedir. Bu nedenle Kabardey-Balkar Anayasası’nda “devletlilik”, “cumhuriyet başkanı” ve “toprak bütünlüğü” gibi kavramların yer almasının anayasal açıdan meşru olduğu savunuldu.

Açıklamada özellikle toprak bütünlüğüne ilişkin hükümlerin kaldırılmasının tehlikelerine dikkat çekildi. İmzacılar, bu durumda federal merkezin, cumhuriyet halkının görüşünü almaksızın sınır değişiklikleri yapabilmesinin önünün açılacağını öne sürdü. Bunun ise tarihsel olarak Kabardeyler, Balkarlar ve diğer halkların yaşadığı bölgelerin komşu federal birimlere devredilmesi veya mevcut ulusal bölgelerin yeniden düzenlenmesi gibi sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.

Bildiride ayrıca söz konusu girişimin münferit bir olay olmadığı, son 25 yıldır Rusya’daki cumhuriyetlerin özel statülerini aşındıran merkeziyetçi politikaların devamı olduğu ileri sürüldü. Bu kapsamda 2001 yılında cumhuriyetlerin egemenlik hükümlerinin geçersiz hale getirilmesi, 2005’ten itibaren bölge başkanlarının doğrudan halk tarafından seçilmemesi, 2018’de ulusal dillerin zorunlu eğitim kapsamından çıkarılması, 2020 anayasa reformuyla “tek kamu yönetimi sistemi” oluşturulması, cumhuriyet liderlerinin “başkan” unvanlarının kaldırılması ve anayasa mahkemelerinin kapatılması örnek gösterildi.

Ortak açıklamada, Rusya’nın federal yapısının giderek üniter bir modele dönüştürüldüğü iddia edilirken, bunun uzun vadede etnik cumhuriyetlerde hoşnutsuzluğu artırabileceği ve federasyonun istikrarını olumsuz etkileyebileceği savunuldu.

Kabardey-Balkar’ın iki kurucu halk üzerine inşa edilmiş çok uluslu bir cumhuriyet olduğuna dikkat çeken imzacılar, anayasadaki mevcut hükümlerin yıllardır etnik barışın ve toplumsal uzlaşının temellerinden biri olduğunu belirtti. Bu nedenle Parlamento’ya çağrıda bulunan sivil toplum temsilcileri, savcılığın talebinin reddedilmesini ve cumhuriyetin devletlilik ile toprak bütünlüğünü güvence altına alan anayasal hükümlerinin korunmasını istedi.

Açıklamaya Kabardey-Balkar Rusya Siyasi Baskı Mağdurları Derneği Başkanı Marks Şahmurzov, Yabloko Partisi Bölge Başkanı Hakim Kuçmezov, insan hakları savunucusu Valeriy Hatajukov, mimar Muzarib Bjahov, tarihçi Zaurbek Kojev, sanatçı Zaudin Tokov ve gazeteci Alim Pşıbiyev’in de aralarında bulunduğu çok sayıda tanınmış isim imza attı. Bildiride, milletvekillerinin “cumhuriyetin anayasal haklarını ve tarihsel statüsünü koruma konusunda tarihi bir sorumluluk taşıdığı” vurgulandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu