ÇERKES MEMLÜKLER

Yazar ve Makale Hakkında
Aşağıdaki makalenin yazarı Nurettin Demir’i geçtiğimiz günlerde kaybettik maalesef. Yaklaşık dört aydır Gebze’de Devlet Hastanesi’nde tedavi görmekte olan Sivas Kapaklıpınar köyünden Kabardey soydaşımız Avukat Tsağa Nurettin Demir 1 Mart 2025 tarihinde vefat etti. Ezher Üniversitesi mezunu olan ve çeviri kitapları bulunan Nurettin Demir çeşitli Kafkas STK’larındaki faaliyetler içersinde yer alıyordu. 76 yaşında hayata veda eden Demir’in naaşı 2 Mart Pazar günü Kocaeli Dilovası Tepecik Mahallesi Pakhava Camii’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından camiin bitişiğindeki mezarlıkta toprağa verildi. Cenazeye yoğun bir kalabalık iştirak etti. Allah rahmet eylesin.
Aşağıdaki makale Nurettin Demir tarafından kaleme alınmış ve 2009 Temmuz’unda bir sosyal medya sitesinde yayınlanmış. Kendisine ait de bir web sitesi vardı Nurettin Demir’in onu ararken karşımıza bu yazı çıktı. Kendi sitesi ise kapanmış maalesef. Yazının baştarafında güzel bir tercüme var, sonrasında da kendi değerlendirmeleri. İlgiyle okunacağını umuyoruz.
*******
“Çerkeslerin Mısır’a gelişleri Selahattin Eyyübi’nin yönetimi döneminde başlamıştır. Timur’un zaferi sonunda Altın Ordu Devleti?nin yıkılması ve Kıpçak topraklarında nüfusun azalması sonucunda 14.yüzyıl ortalarından başlayarak Türk Memlukların insan devşirme kaynakları kurumaya başlamıştır. Dolayısıyla Memluk ordusunda sayısal denge Kıpçaklardan Çerkeslere kaymış ve Çerkesler, daha Türk Memluklar zamanında Mısır’a girmeye başlamışlardır. Ordudaki sayıları zaman içinde artan Çerkes unsurlar 1382 yılında Sultan Berkok’un önderliğinde eski yönetimi devirerek Çerkes Memluk dönemini başlatmışlardır. Çerkes Memlukların 1517 Mercidabık Savaşı’nda Yavuz Selim’e yenilmeleriyle Mısır Memluk Devleti de ortadan kalkmıştır.”
“Çerkes Memluklar bir buçuk yüzyıla yakın yönetimlerinde Mısır’a siyasal, ekonomik, askeri, kültürel, bilimsel alanlarda altın devrini yaşatmışlardır. Özellikle bayındırlık alanında çok aşama yapılmış, başta Kayıtbey Camii olmak üzere Çerkes Memluk mimarisi Mısır kültür mirası içinde çok ayrı bir yere sahip olmuştur.
Mısır Çerkeslerinin tarihinde olumsuz dönüm noktaları konumunda üç kilometre taşı, vardır. Bunlardan birincisi, Osmanlı kuvvetlerine karşı verilen ve yenilgiyle sonuçlanan 1517 Mercidabık Savaşı’dır. İsrailli Prof. David Ayalon “Çerkes Memluklar’da Ateş Günü” adlı kitabında Çerkes kayıplarının büyük çoğunluğunun kılıç yaralarıyla değil, top ateşi altında meydana geldiğine dikkat çeker. Yenilgi sonrasında Memluk devleti resmen sona erse de Çerkes yönetimi fiilen sürer. Ülke yirmi dört vilayete ayrılarak her birisi bir Çerkes beyinin emrine verilir.
İkinci dönüm noktası 1799 savaşıdır. İngiltere’yi işgal etmekten vazgeçen Fransız diktatör Napolyon Bonapart, Yedi Yıl Savaşları’ndaki kayıpları telafi etmek için Mısır’ı ele geçirmeye karar verir. Amaç Malta ve Mısır’ı alarak doğuda İngiliz gücünü sarsmak, Süveyş’den kanal açmak, Mısır halkının güvenini kazanmak ve Osmanlı ile iyi ilişkiler kurmaktır. 19 Mayıs’ta Toulon limanından 55.000 asker ve biyolog, doktor, sosyolog, arkeolog, mühendis ordusu taşıyarak ayrılan 400 gemilik Fransız filosu Malta’yı ele geçirdikten sonra, 1 Temmuz’da İskenderiye’ye ulaşır. Bonapart Mısır’a gelişini şöyle ilan eder: “Allah’ın hizmetkarı, Peygamberin arkadaşı sıfatıyla Mısır halkını bu cennet bölgeyi titreten Kafkasyalı zalimlerden kurtarmaya geldim.” 3 Temmuz’da Kahire üzerine yürüyüşü başlatan Napolyon, 21 Temmuz’da Çerkes kuvvetleriyle karşı karşıya gelir. Fransız ilerleyişini durdurmak isteyen Çerkesler piramitlere yakın Embaba bölgesinde süvari saldırısına geçerler. Ama “Piramitler Savaşı” da Memlukların yenilgisiyle biter. Fransız topçusu, saldıran Çerkes süvarilerini daha yaklaşamadan paramparça etmiştir. 1571’den beri değişen bir şey yoktur. Çünkü Memluklar ateş gücü kullanmamakta ısrar etmektedir. Onlara göre kılıç ile açılmayan yara değerli değildir. İlginç olan, Arap ülkesi Mısır’ı dış saldırılara karşı Çerkes kuvvetleri korumuş, Memluklar yönetici sınıf olmalarına karşın yerli halkı işgalcilerin karşısına çıkarmamışlardır. Bu da Çerkeslerin sayısını, dolayısıyla siyasi gücünü zayıflatmıştır.”
***
Topa karşı çala kılıç olmaz tabii… Sevememişiz gelişmiş silahları nedense. Ruslara karşı da böyle olmamış mı zaten?… Neyse bu alıntıyı aktarma nedenim aşağıdaki maille ilgili. Mailde Eyyubi dönemindeki Çerkes varlığına dair iddia yukarıdaki alıntıyla örtüşüyor… Mail şöyle;
“Ürdünde Bakanlık, Genel Müdürlük, Dernek başkanlıkları yapmış değerli bir hemşerimiz Mamsir Muhammed Hair ile bir akşam çayında buluşmak nasip oldu.
Altı cilt halinde sekiz kitaptan oluşan Çerkes Toplumunun Tarih Ansiklopedisi diyebileceğimiz bir kitap yazmış. Yaklaşık 5000 sayfa. Tanıtım ve Türkçe, Adigece ve İngilizceye çevirme imkanlarını araştırıyor.
Gerçekten kitap maddi harcama ve uzun soluklu bir fedakarlık gerektiren bir eser. Bunu da ancak bu değerli zat başarabilirdi, başarmış.
İnşallah kısa zamanda Türkçeye kazandırılır da yararlanırız.
Sohbette kısaca şu konulara değinildi, Çerkes tarihinden bahsetti. Dünya ülkelerinde Çerkezlerin durumları ve konumlarından bahsedildi. Sohbet uzun ve çok akıcı idi.
Ben şu katkıda bulundum; Suriye ve Ürdün Çerkesleri her oturdukları yerde önce Çerkez olduklarını söylerler. Bu tutumunuzu çok seviyorum.
Gerçekten de Prof. Mamsir Muhammed Ürdün’den davet edildiği Kudüs Panelinde, “Kudüs hakkında en çok söz söyleme hakkı Çerkeslerindir. Selahaddini Eyyübinin yönettiği üç komutanlıktan ikisinin komutanı Çerkesti” dedi.
Kaybolan dilimizin ve xabzemizin geleceği için bizdeki imkan sahiplerinin de dernekler yolu ile veya münferit yollarla bir şeyler yapması gerekiyor.
Türkiye’deki Çerkeslerin, gelişen dünya düşünceleri, teknolojileri Çerkes kültürü vs. konularında Mamsirin dediğine göre 45 ülkede bulunan diğer Çerkeslere önderlik etmesi gerekir.
Asgari müştereklerimizde birleşelim. Her türlü dışlayıcı hareketlerden uzak düğün ve cenazelerimizde birleştiğimiz gibi sosyal meselelerde de bir araya gelelim. Farklılıklarımız zenginliğimiz olsun.
—————————-
Kaynak: https://forum.memurlar.net/konu/143718/259.sayfa





