TÜRK DIŞİŞLERİ’NİN TATAR ve ÇERKES SÜRGÜNÜ’NÜ ANMASI ZAHAROVA’NIN ZORUNA GİTTİ
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Türk hükümetinin Kırım’daki azınlıkların haklarıyla ilgili endişelerinin konjonktürel nitelik taşıdığını söyledi.
Haftalık basın toplantısında konuşan Zaharova, Kırım Tatar sürgününün 77. yıl dönümünde Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya yanıt verdi.
Periyodik basın toplantısında bir gazeteci tarafından Zaharova’ya şu soru yöneltildi:

“Türkiye’nin Kırım Tatarları üzerindeki aşırı endişesiyle ilgili sormak istiyorum. 18 Mayıs 2021’de Türk Dışişleri Bakanlığı, 77 yıl sonra Kırım Tatarlarının sınır dışı edilmesi, karşı karşıya kaldıkları zorluklar olduğunu iddia ederek tırnak içinde belirtiyorum “Kırım Tatarlarının ve Çerkeslerin sınır dışı edilmesinin kurbanları” anısına bir bildiri yayınladı. Türkiye, Kırım Tatarlarının kimliğini koruma ve onların karşılaştıkları sorunları çözme çabalarını desteklemeye devam edeceklerini beyan etti. Açıklamada “Ankara, Kırım Tatarlarının yaşam standartlarının iyileştirilmesine katkıda bulunmaya çalışmaktadır” denildi. Ayrıca Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, “Kafkasya halklarının toprakların 157 yıl önce Çarlık Rusyası tarafından işgal edildiğini” açıkladı.
Türkiye’nin bu tür açıklamalarına nasıl cevap vereceksiniz?”
Ankara’nın bu tür söylemlere devam etmesi halinde Rusya’nın Türkiye’deki benzer sorunlara dikkat çekmek durumunda kalacağını belirten Zaharova, soruyu şöyle cevaplandırdı:
“Bu tür ifadeleri politik ve çatışmacı olarak görüyoruz. Ne yazık ki, Ankara her yıl tarihsel olayları önyargılı ve yıkıcı amaçlar için ve kendi siyasi hırslarını tatmin etmek için kullanıyor.
19. – 20. yüzyılların karmaşık olaylarıyla ilgili imaların akademik tarih ile, Kırım ve Kuzey Kafkasya’daki gerçek durumla ilgisi yoktur. Kırım Yarımadasındaki Rus yargısı ve kolluk kuvvetleri, ülkemizin uluslararası taahhütlerine tam uygun olarak insan hak ve özgürlüklerinin gözetilmesini garanti etmektedir. Kırım Tatar dilinin ulusal bir dil olarak statüsünü güçlendirmek, Kırım Tatarlarının temsili hükümet organlarına ve bölgenin sosyo-ekonomik yaşamına katılımını genişletmek ve dini örgütlerin, etno-kültür ve eğitim kurumlarının etkin performansını sağlamak için pratik adımlar atıyoruz.
Rusça, Ukraynaca ve Kırım Tatar dilleri Kırım Cumhuriyeti’ndeki ulusal dillerdir. Onları okullarda ve üniversitelerde incelemek ve geliştirmek için çeşitli fırsatlar vardır. Kırım’da ulusal kültür ve kimliğin yanı sıra vicdan ve din özgürlüğünün korunması ve geliştirilmesi için eşit haklar ve koşullar oluşturduk.
Etnik ve dini uyum önceliklerimizden biridir. Dinler Arası Konsey ” barış Tanrı’dan bir armağandır” demektedir ve Kırım Cumhuriyeti Başkanlığında faaliyet göstermektedir. İsmail Gasprinsky Medya Merkezi bu politikanın başarısını doğrulamaktadır. Kamuoyu yoklamalarına göre, 2020’te Kırımlıların yüzde 96’i etnik ve dinler arası ilişkileri olumlu olarak nitelendirdi. Kırım Cumhuriyeti Etnik İlişkiler Devlet Komitesi şu medya organlarını çıkarmaktadır: Ukrayna Pereyaslavska Rada 2.0 Vilgi Sitesi, Krimsky Haberci Gazetesi ve Krim Siogodni, Hoffnung Gazetesi (Almanca ve Rusça); (Yunanca) Tavrika ve Rus Çalışma (Ermeni ve Rus) Masis (Bulgarca ve Rusça) Kaynak ve Golub Masisa, Güvercin. Ayrıca, Millet TV Kanalı, Vatan Sedası Radyosu, Yıldız Dergisi ve Yan Dünya Gazetesi de Kamu Kırım Tatar Televizyon ve Radyo Şirketinin bir parçası olarak başarıyla faaliyet göstermektedir.
Bahsettiğiniz Türk Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamaları bu tür gerçekleri aktarmış olsaydı, söylediklerinin anlamsızlığı anlaşılırdı. Gerçekler bunlardır ve Türk Dışişleri Bakanlığı’nı bu konuyla ilgili tartışmayı başlattıklarından beri onları bu açıklamalarından vaz geçmeye çağırıyoruz.
Türkiye’ye 2014’den önce de Kırım Tatarlarının Kırım’daki statüsüyle ilgili çok büyük endişesi olduğu yönündeki şikayetlerini, yine uluslararası örgütlerin Ukrayna’ya karşı Kırım Tatarlarının etno-kültürel haklarının uygulanmasına ilişkin çeşitli şikayetlerini hatırlatıyoruz. Bunlar sadece Türkiye’nin fırsatçı karakterine işaret ediyor. (Bildiğiniz gibi 2014’den önce Kırım Ukrayna’ya bağlı idi ve o tarihte bir referandum ile Rusya’ya bağlandı. O referandumda Türkiye, Sayın Reisimiz ve Sayın Putin’in özel ve sıcak ilişkileri nedeniyle Kırım Tatarlarından referandumda Rusya’ya bağlanma yönünde oy kullanmalarını telkin ediyordu. Zaharov bunu hatırlatıyor)
Türkiye’nin etnik azınlıkların haklarını “savunmadaki ” rolü şüphe ile karşılanmalıdır. Kendine özgü etnik, dilsel ve dini sorunları var. Sadece birkaç on yıl önce, Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin etnik kökenlerini gizlemek zorunda kaldıkları ve anadillerinin yasaklandığı unutulmamalıdır.
Sergey Lavrov’un dediği gibi, biz nazik insanlarız. Türkiye’nin taahhütlerine dayanarak sorunlarını kendi başına çözmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak, bu söylemleri devam ederse, biz de Türkiye’deki benzer konulara dikkat etmek zorunda kalacağız. Bunu yapmak istemeyiz. Bu yüzden umarım Türk Dışişleri Bakanlığı bugün bizi duyacaktır.
Türk siyasetçilerin, öncelikle etnik grupların çıkarlarına zarar veren jeopolitik oyunları, etnik faktörü bir araç olarak kullanılmasından vazgeçmeleri gerektiğine inanıyoruz. Bu tür davranışlar epey sabrımızı doldurdu.
Ankara ile işbirliği yapabileceğimiz çok sayıda konu, sorun ve alan var. Bu amaçla çabalarımızı bir araya getirme konusunda çok iyi bir deneyime sahibiz. Onu kullanalım ve bu tür suçlamalardan kaçınalım.”





